365 Lugat

Arapça–Türkçe kapsamlı kök ve kelime sözlüğü

102.171 madde
12.885 kök
599.601 anlam
4.556 farklı vezin
18.007 çoğul biçim
Örnek aramalar: كتاب قلم علم | kitap yazmak
22,289 sonuç (181.93 ms)
Sayfa 188 / 1115
Jaina, Sarı, Sarışın
Onun uçları, Kenarları, Köşeleri, Tarafları, Uzuvları
Birine veya bir şeye zarar verme, Hasar verme. 'إِضْرَارُهَا' ifadesi, Mastara eklenmiş bir iyelik zamiridir, Ziyan etme
Onun, Bina vb.) ait olan kanatlar veya yan bölümler, Onun (dişil tekil zamir
Farklılık, Anlaşmazlık, İhtilaf
Onların zihinleri, Akılları, Hafızaları, Hatırlama ve düşünme yeteneğini ifade eder, Kavrama
Anlık, Anında, Hazırlıksız, Hazırlıksız yapılan. Genellikle konuşma, Performans veya kararlar için kullanılır, Plansız
Onun artışı" anlamlarına gelir, Onun yükselişi, Artışını ifade eder, İ̇rtifa (yükseklik, Yükselme
اِسْتَأْنَفَ' fiilinin mastarıdır, Devam etme, Temyiz
Bir şeyi başka bir şeyin ardına düşürme, Bağımlama, Bir şeye tabi kılma, Bir şeyi gerektirme, Doğal sonuç, İcap ettirme anlamlarına gelir
Bir şeyi veya bir kimseyi ağır, Ağır bulma, Ağır gelme, Ağırsama, Bıkkınlık hissetme, İstiskal
Bir kuralın, Ayrı tutma, Bir hükmün kapsamından çıkarma, Hariç tutma, İstisna, Ayrıklık
Halife tayin etme, Birinin yerine geçmesini isteme
Arkaya dönme, Bir şeyi arkada bırakma, Arkasını dönme, Geri çekilme, İhmal etme, Sırt çevirme
Gevşeme, Gevşeklik. Gerginliği azaltma, Rahatlama, Salıverme, Dinlenme
Derinleşme, Dalma, Dalınç, Emme, İstiğrak, İçine alma
Abartma, Bir şeyi fazla isteme veya talep etme, Fazla bulma, Çoğaltma, Çok bulma, Çok görme
Meşgul olma, Bir işe kendini verme, Bir şeyle vakit geçirme. Bu mastar, Uğraşma, Çalışma
Bir defalık tutuklama eylemi, Tek bir gözaltı vakası
← Önceki 186 187 188 189 190 Sonraki →